P_original

Only Ten

by FG

Created 09/20/12

Edit List

Tarkovsky,Jarmusch,Godard,Kiarostami,Fellini,Antonioni,Ozu,Pasolini,Resnais and Kieslowski
Only Fifty:
1)Mayıs Sıkıntısı(Nuri Bilge Ceylan)-1999
2)Andrei Rublev(Andrei Tarkovsky)-1969
3)Pulp Fiction(Quentin Tarantino)-1994
4)The White Ribbon(Michael Haneke)-2009
5)Dancer in the Dark(Lars von Trier)-2000
6)Korkuyorum Anne(Reha Erdem)-2004
7)The Color of Paradise(Majid Majidi)-1999
8)Stranger Than Paradise(Jim Jarmusch)-1984
9)Barry Lyndon(Stanley Kubrick)-1975
10)Pierrot le fou(Jean-Luc Godard)-1965
11)Taste of Cherry(Abbas Kiarostami)-1997
12)Otto e mezzo(Federico Fellini)-1963
13)Ulysses' Gaze(Theodoros Angelopoulos)-1995
14)L'eclisse(Michelangelo Antonioni)-1962
15)Umut(Yılmaz Güney)-1970
16)Man with a Movie Camera(Dziga Vertov)-1929
17)Tokyo Story(Yasujiro Ozu)-1953
18)A Separation(Asghar Farhadi)-2011
19)Salo,or the 120 Days of Sodom(Pier Paolo Pasolini)-1975
20)Satantango(Bela Tarr)-1994
21)Apocalypse Now(Francis Ford Coppola)-1979
22)The Tree of Life(Terrence Malick)-2011
23)Last Year at Marienbad(Alain Resnais)-1961
24)Three Colors:Red(Krzysztof Kieslowski)-1994
25)The Discreet Charm of the Bourgeoisie(Luis Bunuel)-1972
26)Mulholland Dr.(David Lynch)-2001
27)Once Upon a Time in the West(Sergio Leone)-1968
28)Masumiyet(Zeki Demirkubuz)-1997
29)The Leopard(Luchino Visconti)-1963
30)Lawrence of Arabia(David Lean)-1962
31)Persona(Ingmar Bergman)-1966
32)The Kid With a Bike(Dardenne brothers)-2011
33)The Passion of Joan of Arc(Carl Theodor Dreyer)-1928
34)There Will Be Blood(Paul Thomas Anderson)-2007
35)The Great Dictator(Charles Chaplin)-1940
36)Duvara Karşı(Fatih Akın)-2004
37)Chinatown(Roman Polanski)-1974
38)Underground(Emir Kusturica)-1995
39)Blade Runner(Ridley Scott)-1982
40)Taxi Driver(Martin Scorsese)-1976
41)Jeanne Dielman,23,quai du Commerce,1080 Bruxelles(Chantal Akerman)-1975
42)Psycho(Alfred Hitchcock)-1960
43)The Third Man(Carol Reed)-1949
44)Jaws(Steven Spielberg)-1975
45)Mother and Son(Aleksandr Sokurov)-1997
46)Faust(Jan Svankmajer)-1994
47)Sevmek Zamanı(Metin Erksan)-1965
48)The Deer Hunter(Michael Cimino)-1978
49)Diary of a Country Priest(Robert Bresson)-1951
50)The Man Who Wasn't There(Coen brothers)-2001

  • Tarkovsky'nin büyük bir bütçeyle çektiği bu dönem filmi Tarkovsky'nin tüm filmografisindeki temel yapı taşlarını bünyesinde bulundurmakla beraber Tarkovsky'nin kadrajda gözüken her bir insanın duygusal durumlarını kendi toplumsal kökeninin derinliğini özümsemiş bir biçimde ele aldığını gösteriyor.

  • Az karakterle yoğun duygular hissettiren minimal,orijinal ve keyifli bir film.Jarmusch'un en güçlü filmi.

  • Godard'ın post-modernizmle imtihanda olduğu bu film iki 'fetiş' oyuncunun birbirleriyle olan harika uyumları eşliğinde,özgür bir biçimde akıp gidiyor.Bu devrimci biçimden hareketle keyfin doruklarında izliyoruz filmimizi.

  • İntihar' gibi bir kavramın dolaylı olarak Badii Bey üzerinde yarattığı etki doğrudan bir biçimde Kiarostami'nin 'intihar' kavramına bakışını bu kadar güzel bir biçimde anlatabilir.Sondaki 'yabancılaştırma hamlesi'ne diyecek söz yok.Her şey ortada.

  • Üst düzey kişisel yakınlık kurması hiç beklenemeyecek olan biri tarafından sinema yapma konusundaki isteğin belirsizliği üzerine bir ders niteliğinde olduğunu düşündürtecek derecede içten,samimi.Bir nevi otobiyografik,şahane Fellini filmi.

  • Öncelikle L'eclisse'de,biçimsel olarak,Antonioni'nin sinema alanında 'bakir' bir bölgeyi işleme arzusunun fark edilebildiği ve hissedilebildiği L'avventura'daki geleneksel hamlığın kaybolup yerini çağdaş bir dilin aldığını söylemek gerek.Oturmuş bir sinema dili söz konusu.Antonioni filmlerinde genel olarak alışamadığım şey uzun süreliğine yer verdiği belirli sekansların içerik olarak birbirinden ayrı ayrı,kopuk kopuk gözükmesi ve ana izleğin belirsiz olduğunu düşündürmesidir.Vittoria'nın Ricardo ile olan ilişkisindeki sebebi belirsiz gözüken 'ciddi' bir mutsuzluğun gösterilmesiyle başlayan filmin,hikayenin yönünün değişeceği fikrine kapıldıracak derecede uzun süren,Pierro isimli bir borsa tutkununun ön planda gözüktüğü bir borsa sekansıyla yol alması,Vittoria'nın yakın komşusu Anita aracılığıyla tanıştığı Kenya'lı Marta ile beraber geçirdikleri gecede yaptıkları Afrika dansının üzerine olan sohbetleriyle devam etmesi,Vittoria'nın Pierro ile annesi aracılığıyla kurulmuş gibi gözüken yeni bir ilişkiye başladıktan sonra ilişkinin uzun uzun devam etmesi,Riccardo'nun film boyunca bir daha gösterilmemesi gibi durumlar bana filmin kıvamını bulamamış ve 'olmamış' bir film olduğunu düşündürtmüştü..İzlek belirsizmiş gibiydi.L'avventura filminde kopuk kopukmuş gibi gözüken sekanslar olmasına karşın film bir bütünlük oluşturduğu hissini verebiliyordu.Meğersem bu filmdeki bütünlük hissini yakalayabilmek için filmin son 7 dakikalık kısmına kadar sabredilmesi gerekiyormuş.Erken düşünmemek gerekiyormuş.

  • Eğer hiç kimse masum değilse hiç kimse suçlu da değil demektir.Yaşlı bir çiftin,İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçlarının sosyolojik etkilerinin yeni yeni baş gösterdiği bir dönemde çocuklarını ziyaret etmek amacıyla gittikleri Tokyo'dan yürek sızlatıcı bir hayal kırıklığıyla dönüşleri üzerine kurulan dramatik altyapının potansiyel çarpıcılığının kalender bir bakış açısıyla yumuşatıldığı,hepimizi uzaklığın izafiyeti hakkında düşündürdüğü,hayatın gelip geçiciliği üzerine bir 'başucu' filmi.Evet,hayat insanı hayal kırıklığına uğratabiliyor.

  • Pasolini'nin siyasi görüşü ile nefsi isteklerinin paradoksunda,sanatsal meziyetlerini gösterdiği,belki de hayatının son anlarını yaşadığını hisseden 'olgun' bir zihin ile kavram karmaşası yaşadığını hissettiren,'klasik müzik' notalarının her türlü duygu ile saydam bir ilişkiye girebileceğini kanıtlayan,seyirciyi rahatsız ettiği kadar kendisine 'huzur' kapılarını ardına dek açan,'grotesk' yaklaşımın doruğunu yaşattığı güçlü bir film.

  • Karşı cins iki insanın birbirine duyduğu 'zamansız' aşkın;zamanının 'sosyetik' toplumunun üyelerinin gerçek ile hayalin çizgisinde var olan kesik,yarım kalan konuşmaları ile 'barok' mimari yapıntısında aktarıldığı 'eşsiz' bir başyapıt.

  • Emekli yargıç ile genç avukat arasındaki benzerliklerin Valentin ile olan ilişkileri üzerinde çok tuhaf,Kieslowskivari bir 'kadercilik' anlayışıyla birbirine bağlı olmasını sağlayan dinamiklerin senaryo üzerinde çok belirleyici bir rol oynayıp,sahnelerdeki objelerin renginin birçoğunun kırmızı olmadığı sahnelerde dahi filtreler ile sağlanan 'kırmızı' tonları ile beraber 'gizemli' bir derinlik kattığı,önceden gösterilmiş olan afişteki 'tedirgin' duruşun filmin sonundaki kurgusal evrende karşılığını bulmuş olduğu muhteşem film.Kieslowski'nin veda armağanı,zirvesi.

Leave the first comment